Öncelikle söylemeliyim ki Ferzan Özpetek'i çok çok çok seviyorum ben. Pek çok filmini izlemiş olmakla birlikte her filmine de ayrı ayrı bağlıyım.
Genel olarak Ferzan Özpetek'in hikayelerini işleme biçimini, kurgularını, sezen aksuyu sevmememe rağmen müziklerini, tabii ki oyuncuları, renklerini, kısacası her şeyini çok başarılı, dozunda, yerinde ve sıcak buluyorum.
Bütün hikayelerini; kendinden emin, konudan sapmadan, sündürmeden ya da sömürmeden, süslemeden ama soğutmadan anlatmayı başarıyor. Sanırım senaryolarını kendisinin yazıyor olması bunda büyük bir etken. Nice büyük Amerikan yönetmeninin, konusunda kaybolduğuna, kurguda kafası karışmış gibi acemilikler yaptığına şahit oldum ama Özpetek, her zaman filmine çok hakim.
Gay karakterlerine ve hikayelerine gelecek olursak:
Dünyanın; sanki herkes heteroseksüel olmak zorundaymış gibi davranmasından nefret ediyorum. Özpetek sineması ise bu durumu tıpkı olması gerektiği gibi normalleştirerek düzen içine sokmayı başarıyor. Eşcinselleri, travestileri, transeksüelleri ve heteroseksüelleri bir yaşamın içine sokarak, birlikte yaşatabiliyor.
Magnifica Presenza'ya gelecek olursak; yukarıda saydığım özelliklerin hepsini taşıyor film. Oyuncuları, kurgusu, hikayesi, rengi, kısacası her şeyi çok güzel. Özpetek sinemasından en büyük farkı belki de diğer filmlerine göre çok daha yumuşak bir film olması. Keyif filmi gibi ki bence böyle olmasında bir sıkıntı da yok. Ufak ufak gerçeklik algısına, insanların bakış açısına, ikinci dünya savaşına, aile yaşantısına, eşcinselliğe, yalnızlığa ve egonun insanlara neler yaptırabileceğine dokunduruyor. Samimiyeti tartışılmaz.
Bizim için en büyük hayal kırıklığı ise filmi (üzerinde hiçbir açıklama bulunmamasına rağmen) Türkçe Dublajlı izlemek zorunda kalmak oldu. Her sinema salonunda böyle gösteriliyorsa gerçekten üzücü. Çünkü Türkiye dublaj konusunda ne kadar iyi olsa da, bir italyan filminde İtalyancanın o yüksek temposundan mahrum kalmak can sıkıcıydı.
Özellikle orjinal dilinde, izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
"Hayal hayal... hayal değil gerçek."